BlogKahve Hakkında

Vücudunuz Nasıl Kahve Sever?

Vücudunuz Nasıl Kahve Sever?

 

Dünyanın sudan sonra en çok tüketilen içeceği kahve. Arap Yarımadası’nda başlayıp, topraklarımız üzerinden önce Avrupa’ya sonra da dünyanın diğer ülkelerine yayılan bu “tutkulu” içecek, günümüzde her geçen gün daha fazla tüketiliyor, üzerine yazılar yazılıyor. Birçok insan için enerji kaynağı olan, bazıları içinse lezzetli bir serüven.

Kahve bazı insanlar üzerinde fazlasıyla olumlu etkiler bırakırken, bazılarında ise tam aksine bir tablo çiziyor. Ortaya çıkan bu iki zıt tablonun, yani kahvenin vücudumuzdaki etkisinin, aslında metabolizmamız tarafından belirlediğini biliyor muydunuz?

Kahve Tüketimine Bilimsel Yaklaşım…

Evet kahve deneyimimize yön veren de bu doğuştan sahip olduğumuz genler. CYP1A2 isimle gen, kafeinin yıkımından sorumlu enzimi kodluyor. Bu gen yavaş ya da hızlı olmak üzere iki farklı türde bulunabiliyor. Kolaylıkla tahmin edebileceğiniz üzere CYP1A2’nin hızlı türüne sahip olan biri, kafein yıkımını kısa sürede tamamlarken; yavaş türüne sahip olanlarda ise kafein yıkımı çok daha uzun sürüyor.

Dolayısıyla kahvenin kişiden kişiye farklı etkiler göstermesinin altında da bu genin hızlı ya da yavaş türlerine sahip olmak yatıyor.

10 yıl önce Toronto Üniversitesi’nden Ahmed El-Sohemy’nin yaptığı araştırmaya göre, kafein yıkım süreci uzun süren kişilerin, günde birden fazla fincan kahve tüketmeleri kalp krizi geçirme riskini artırırken, kafein yıkım genleri hızlı çalışanlarda ise bir ila üç fincan arasındaki kahve, onları kalp krizine karşı koruyor…

Siz Hangisindensiniz: Hızlı & Yavaş ???

Bu soruya bir sağlık kuruluşuna başvurup genlerinizi tespit ettirerek cevap bulabilirsiniz. Ancak vücudunuz, kahve tüketiminden sonraki davranışları ise aslında hangi tür gene sahip olduğunu size söylüyor.

Buna göre kafein yıkım hızı düşük olanlarda, kahve tüketiminden sonra dokuz saate kadar daha gergin, sinirli ve dışarıya daha fazla tepki gösterecek şekilde davranış söz konusuyken; metabolizma hızı yüksek olanlar, kahve içtikten sonraki birkaç saatte kendilerini daha enerjik ve alıcıları yüksek şekilde davranış gösteriyor.

İdeal Miktarınızı Bilmek Önemli!

Fazla kahve tüketimi, özellikle de metabolizması yavaş olan insanlarda kalp krizi riskini artırdığı için, bünyeniz için ideal kahve miktarını bulmak önemli. Eğer ki vücudunuzun kaldırabileceğinden daha fazla kahve içiyorsanız, kahvenin bazı insanlar üzerindeki olumlu etkisi sizin için geçerli olmayacaktır.

Örneğin kafein yıkımının uzun sürdüğü bir kişiyseniz, öğleden sonra içeceğiniz birkaç fincan kahve,  sizin akşamınızı felakete çevirebilir, uyku düzeninizi sekteye uğratabilir, bir sonraki güne hem fiziksel hem de zihinsel açıdan oldukça kötü bir durumda merhaba demek zorunda kalabilirsiniz. Bu durumun beraberinde, iş yerinde mutsuzluğa, düşük üretkenliğe, verimsiz çalışmanıza neden olabileceği de aşikar…

Dolayısıyla bir sonraki kahvenizi yudumlamadan önce, geçmişe dönüp, kahve içtikten sonra vücudunuzun verdiği sinyalleri hatırlamanızda fayda var. Eğer ki kafein süreci yavaş süren insan oldunuza karar verirseniz, kahve tüketimini vücudunuzun istediği şekilde düzenlemeniz karşılığında, vücudunuz kahvenin bazı insanlarda gösterdiği olumlu etkilerden belki de daha fazlasını göstererek size teşekkür edecek…

What's your reaction?

Excited
0
Happy
0
In Love
0
Not Sure
0
Silly
0

You may also like

Leave a reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

More in:Blog